Çocuk İstismarı: Erken Evlilik Kılıfına Sığdırılamayacak Utanç
Tüm dünya gibi Türkiye’nin de küresel salgının durdurulması ve salgın sonrasındaki sosyal ve ekonomik tahribatın giderilmesine odaklanması gerekirken; çeşitli medya kuruluşları aracılığıyla bayram sonrası yeni bir gündeme hazırlanıyoruz. Yıllardır bazı dönemlerde gündeme getirilen ve çeşitli siyasi görüşlerden pek çok kesimden gelen tepkiler üzerine geri çekilen çocuk istismarı faillerine af/infaz indirimi düzenlemesinin bayram sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirileceği dillendirilmekte.
Bu yazıda uygulamaya geçirilmeye çalışılan düzenleme ile ilgili çeşitli medya kuruluşları üzerinden yürütülen kamuoyu oluşturma girişimleri, yürürlüğe konmak istenen düzenleme, çocuk istismarı hakkındaki mevcut düzenlemeler ve bu girişimler sonuç verdiği takdirde ortaya çıkabilecek olası sonuçlar kısaca ele alınmaktadır.
ÇOCUK İSTİSMARI:
“Erken Evlilik” Kılıfına Sığdırılamayacak Utanç
A. Türkiye’de Evlilik Yaşı
Türk Medeni Kanunu’nda yer alan evlenme şartlarından ilki; erkek ve kadının yaşına ilişkindir. Buna göre erkek veya kadın ayırt edilmeksizin:
- Evlenmek isteyen kişiler 17 yaşını doldurmak zorundadır.
- Olağanüstü durumlar ve pek önemli bir sebebin varlığı halinde mahkeme kararıyla 16 yaşını doldurmuş kişilerin evlenmesine izin verilebilir. Bunun için küçüğün yasal temsilcisinin rızasının alınması da gerekmektedir.
Dolayısıyla hukuken gerçekleşebilecek en erken evlilik 16 yaşını doldurmuş kişiler arasında olabilecek evliliktir. Taraflardan birinin bu yaşın altında olduğu bir evlilik hukuken yok hükmündedir. Dini tören yapılmış olması da bu gerçeği değiştirmemektedir.
B. Çocukların Cinsel İstismarına İlişkin Cezai Düzenlemeler
Türk Ceza Kanunu‘nun 103. ve 104. maddeleri çocukların cinsel istismara karşı korunmasıyla ilgili oldukça kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Bunları kısaca aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
| Mağdurun Yaşı | Açıklama 1 | Suç ve Cezası 2 |
| 0 – 15 | Her türlü cinsel davranış SUÇTUR | ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI 8 – 15 YIL HAPİS |
| 15 – 18 | Fiilin sonuçlarının algılama yeteneği yoksa SUÇTUR | ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI 8 – 15 YIL HAPİS |
| 15 – 18 | Cebir, tehdit, hile kullanarak iradesi sakatlanırsa SUÇTUR | ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI 8 – 15 YIL HAPİS |
| 15 – 18 | Cebir, tehdit, hile kullanmaksızın cinsel ilişkiye girmek şikayete tabi olarak SUÇTUR | REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ 2 – 5 YIL HAPİS |
C. Teklif Edilen İnfaz Erteleme Tasarısı
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Nisan 2020 tarihli infaz mevzuatı değişikliği teklifini görüşürken; sosyal medya kanalıyla bir teklif metni dolaşıma sokuldu. Dolayısıyla kamuoyu şiddetli bir şekilde ilgili teklife karşı çıktı. İnfaz mevzuatı değişikliği sürecinde bu teklif resmi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmadı. Bunu gözeterek ilgili metni bir sosyal medya hurafesi olarak görmek mümkün, ama metnin hazırlanış tekniği ve çeşitli milletvekilleri tarafından dillendirilenler ateş olmayan yerden duman çıkmayacağını doğrular nitelikte.
İlgili düzenlemeye göz attığımızda hedefindeki düzenleme aşağıdaki gibidir:
(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.
Düzenleme olduğu gibi yürürlüğe girdiği takdirde:
- Suç tarihinde yaşı 13 olan kişi ile cebir, tehdit, hile olmaksızın cinsel ilişkiye giren kişilerin infazının; mağdurlarıyla evlenmeleri kaydıyla ertelenmesi gündeme geliyor.
- Teorik olarak 13 yaşındaki çocuk ile 28 yaş ve altında olan bir kişinin; 15 yaşındaki çocuk ile 30 yaş ve altında olan bir kişi bu yasadan faydalanabilecek.
- Faili azmettiren ya da ona yardım edenin cezası da infaz edilemeyecek.
D. Kamuoyu Oluşturma Çabaları
Bu teklifin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmaması kamuoyunu rahatlatmış olsa, bundan vazgeçildiğini söylemek mümkün değildir.
Bugün Anadolu Ajansı’nın internet sitesine girip “erken evlilik” kelimeleriyle arama yaptığınızda aşağıdaki gibi bir sonuç ile karşılaşmanız söz konusudur 3:

14.04.2020 ve 16.04.2020 tarihleri arasındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ajansı olan Anadolu Ajansı tarafından servis edilen bu haberleri tesadüf olarak nitelendirmek elbette ki mümkün değildir. Nitekim bir Van milletvekilinin aşağıdaki gönderisi de çabanın devam ettiğini vurgulamaktadır:
“Erken evlilik mağdurları” ile ilgili zincirleme haberleri takiben, bu hafta içinde “akademisyen” titrine sahip bazı kimseler aracılığıyla “12 – 17 yaş arasının ilk gebelik için biyolojik olarak ideal dönem olduğunu vurgulayan ibareler bir kısım medya organlarında yer aldı. Görünen o ki, çocuk istismarı ile ilgili mevzuat değişikliğine “bilimsel” altyapı oluşturma çabası devam etmektedir.
E. Sonuç
“Erken evlilik” gibi adlar altında, eğitimini ve kişisel gelişimini tamamlayamadan yaşlarına uygun olmayan ilişkilere maruz bırakılan çocuklar; yaşanmamış çocukluk, sağlıklı olmayan evlilik, sağlıklı olmayan çocuklar, artan suç oranları ve artan aile içi şiddet olarak topluma geri dönmektedir. Üçüncü sayfa haberlerinin en büyük kaynaklarından biri, çocukların cinsel istismarını takip eden süreçtir. Yaptırımı olmayan hiçbir düzenlemenin dikkate alınmadığı toplumumuzda bir kere dahi, asla evlilik olarak nitelendirilemeyecek ve çocuk istismarı olduğu açık olan bu tip çarpık ilişkilere cevaz vermek geri dönüşü olmayan sonuçları olacak bir hata olacaktır.
- Yalnızca özet olarak genel bilgi vermek amacıyla yapılan açıklamalardır, suçun maddi unsuru yasada daha detaylı şekilde tanımlanmıştır. ↵
- Suçun temel hali için öngörülmüş cezalardır, somut olaya göre azalıp artması söz konusudur. ↵
- Erişim Tarihi: 16.05.2020, Bağlantı: https://www.aa.com.tr/tr/search/?s=erken+evlilik ↵