İnternet Yayınlarının Yeni Zabıtası: RTÜK
Mart 2018’de yürürlüğe giren torba yasayla1birlikte Türkiye’nin doksanlı yıllarda tanışmış olduğu RTÜK; radyo ve televizyon yayınlarıyla sınırlı bulunan yetkisine, internet yayınlarının bir bölümünü de denetleme yetkisini eklemiş oldu.
RTÜK Lisansı Almayan Yayıncılara Erişim Engeli!
Daha önce RTÜK nezdinde herhangi bir lisanslamaya tâbi olmayan internet yayınları, torba yasayla getirilen değişiklikle birlikte artık lisanslamaya tâbi tutuluyor ve geçerli bir lisansı bulunmayan yayınlara erişimin engellenmesi yahut ilgili içeriğin çıkarılması için sulh ceza hakimlikleri yetkilendiriliyor.
Yine torba yasayla birlikte getirilen değişiklik; yurtdışında bulunan medya hizmet sağlayıcıları ile platform işletmecilerinin şu koşulları sağlaması halinde RTÜK denetimine tâbi olmasını öngörüyor:
- Türkçe ve Türkiye’ye yönelik yayınlar yapması ya da
- Yabancı dilde ancak Türkiye’ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer vermesi.
RTÜK denetimine tâbi tutulmayacaklar ise yasada şu şekilde belirtiliyor:
- Bireysel iletişim2
- Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar
- Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler
Her ne kadar yukarıda sayılan internet yayınları RTÜK’ün denetimi kapsamında olmasa da BTK, bu yayınları denetlemeye devam edecek.3
RTÜK’ün denetim ve lisanslama yetkisini kullanmasıyla ilgili usul ve esaslar ise BTK ile birlikte yürürlüğe koyacakları bir yönetmelik ile belli olacak. RTÜK ve BTK tarafından bu yönetmelik taslağı4 hazırlanarak; geçtiğimiz günlerde RTÜK’ün internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sundu.
Yeni Düzenlemenin Günlük Hayatımıza Olası Etkileri
Taslak yönetmelik hükümleri değerlendirildiğinde RTÜK denetiminin günlük hayatımıza şu şekillerde yansıması söz konusu olabilecektir:
- Öncelikle taslak yönetmelik ve yürürlükteki kanun hükümleri YouTube gibi, videolara yer sağlamakta olan platformların RTÜK tarafından denetlenmesini öngörmüyor. Ancak YouTube’un programların içeriğini veya seçimini üstlenerek, program kataloğunu ya da yayın akışını belirleyerek editoryal sorumluluk aldığı hallerde ya da en azından faaliyetlerinin RTÜK tarafından bu şekilde yorumlandığı hallerde denetime tâbi olması söz konusu olabilecek.
- Televizyon kanallarının, televizyon üzerinden sansürlü olarak gerçekleştirdiği yayınları, internet siteleri üzerinden sansürsüz olarak yayınlamaları artık mümkün olmayacak.
- İnternet üzerinden yapılan yayınlarda da televizyonlarda kullanılan akıllı işaretler kullanılacak.
- İnternet üzerinden yapılan yayınlar da kanunda yer alan ilkelere uygun olmak zorunda olacak, dolayısıyla Netflix, BluTV, Puhu TV gibi yayıncıların kataloglarında yer alan yayınlar da denetim ve sansüre tâbi olacak.
- İnternet üzerinden yayın yapmak isteyen hizmet sağlayıcılar 100.000,00-TL’lik lisans ücretini ödemek zorunda kalacak. Buna ek olarak ücretli abonelikle hizmet veren (Netflix vb.) sağlayıcılar yıllık net satışlarının %0,5’ini de RTÜK’e ödemek zorunda kalacak. Bu da Türkiye’de ücretli abonelikle hizmet sunan kuruluşların maliyetlerinin artması nedeniyle abonelik ücretlerinde artış ihtimalini gündeme getiriyor.
- İnternette yayınlanan programlara bölüm bölüm ya da tamamen erişim engeli konulması söz konusu olabilecek. Ancak teknik olarak kısmi erişim engelinin söz konusu olmadığı hallerde platformun tamamına da erişim engeli koyulabilmesi söz konusu olacak. Erişim engeli kararları sulh ceza hakimlikleri tarafından verilebilecek.
- Taslakta daha önce yer alan ve abonelerin kişisel verilerinin RTÜK’e aktarılmasını gerektiren düzenlemeden ise geri adım atıldı. Yalnızca abone sayılarına ilişkin bilgilerin RTÜK’e verilmesi öngörülüyor.
Her ne kadar düzenleme taslağı metninden yapılabilecek yorumlar bu şekilde olsa da; RTÜK ve BTK’nı uygulamalarının ve yorumlarının ne yönde olacağını zaman gösterecek. Ancak, RTÜK denetimindeki televizyon programları yerine, ilgili yasal düzenlemeye kadar sansür uygulaması bulunmaksızın erişim sağlanabilen içerikleri tercih eden tüketicilerin ve bu içerikleri sağlayan kuruluşların eskisi kadar geniş bir hareket alanı olmayacağı kesin gibi görünüyor.
- 27 Mart 2018 tarih ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ve KHK’larda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ↵
- Bireysel İletişim; yönetmelik taslağında kişiler arası görsel-işitsel etkileşim ve iletişimi sağlama yolu olarak tanımlanıyor. ↵
- BTK’nın denetim yetkisi 5651 sayılı Kanun ve ilgili ikincil düzenlemelerden ileri geliyor. ↵
- Yönetmelik Taslağı RTÜK’ün internet sitesinde yer alıyor. ↵